
Ben Sevim; Bismil'de güneş bulutların arasından çıkınca yürüyüşe çıktım. Bismil'de çarşı yolunda durduğumda rüzgârda sallanan yapraklar dikkatimi çekti. Bismil'de limonlu su molası verdim; aklımdaki planı gözden geçirdim.
Bismil'de limonlu su içerken “Merhaba Sevim” mesajını okudum. Serin bir akşamüstü meydana çıkan yolda buluşmayı önerdim. Bismil'de bir dostun gülümsemesi sohbetimize konu oldu; kendime ayırdığım zamana sevindim.
Bismil'de beklerken vitrindeki eski kitap dikkatimi çekmişti. Bismil'de yanımdaki kişi adımı sordu; “Sevim” diyerek gülümsedim. Bismil'de çarşı yolunda sıcak çikolata molasından söz ettik; acele etmeden etrafı izledim.
Bismil'de sade soda molasının ardından çarşı yolunda vedalaştık. Arkadaşım “Görüşürüz Sevim” dedi; defterimdeki küçük çizim aklımda kaldı. Bismil'de güneş bulutların arasından çıkınca dönüş yoluna koyuldum; o ayrıntıyı aklımda tuttum.
Bismil ilanını okuAkpınar
Adım Sevim; Akpınar'da yağmurdan sonra kendime zaman ayırdım. Akpınar'da masadaki çiçek vazosu aklımda kaldı. Akpınar'da ağaçların altında yürüyüşü bitirip sade soda içtim; bu sessizlik hoşuma gitti.
Altıok
“Nasılsın Sevim” mesajı Altıok'ta sıcak çikolata molama denk geldi. Altıok'ta sahafın önünde güneş bulutların arasından çıkınca görüşmeye karar verdik. Altıok'ta radyoda çalan şarkı hakkında yazıştık; kendimi daha dinlenmiş hissettim.
Fırat
Fırat'ta beklerken masadaki çiçek vazosu dikkatimi çekmişti. Fırat'ta yanımdaki kişi adımı sordu; “Sevim” diyerek gülümsedim. Fırat'ta parkın kenarında sıcak çikolata molasından söz ettik; o ayrıntıyı aklımda tuttum.




















